BABALAR VE OĞULLAR

 

BABALAR VE OĞULLAR

Babamın oğluydum önce..

"Bab – ba" diye heceledim adını ilkin…
Ona doğru yürüdüm ürkek, cılız adımlarla…
Kocaman avucuna verip avucumu, cesaretle karşıdan karşıya geçtim.
"Baba bana top al" yazdım okul fişleriyle; ilk yazımdı.
"Benim babam, seninkini döver" diye böbürlendim dayak yiyince…
"Babam ne çok şey biliyor" diye şaştım dinledikçe…
Öğütleri ondan aldım, ödevleri onunla yaptım, ilk içkiyi onsuz tattım gizlice…
Üzüldüm, bayramda işe gidince… Sonra…
"Külotumdaki şu leke de ne baba",
"Bu kızı çok seviyorum baba",
"Evlenmeyi düşünüyorum ne dersin baba",
"Bir oğlumuz olacak baba"…
"Niye ağlıyorsun baba?..

* * *

Oğlumun babası oldum sonra…

Ben de "Bab – ba"ydım artık…
O cılız adımlar bana koştu; top almak bana düştü.
Okulda örselenip geldiğinde pazularımı gösterdim, güvensin diye…
Yeniden açtım ansiklopedileri; baktım, gök niye maviymiş,
gemi nasıl yüzermiş, Kenya nereye düşermiş…
Babaydım; her şeyi bilmek zorundaydım.
Gizliden gizliye inceliyorum şimdilerde;
neler okuyor, hangi siteleri geziyor, kimlere gönül koyuyor?
O kızı seviyor mu gerçekten?
Kız, onu hak ediyor mu? Eziyor, eziliyor mu? Yarın daha zor sorular gelecek:
Külotundaki lekeyi nasıl anlatmalı? Belalardan nasıl korumalı?
Düğünde gözyaşlarını nasıl tutmalı?

* * *

Babamın babası oldum bu arada…

Cılızlaştı, yıllar önce "Bab – ba" diye cılız adımlarla kendisine koştuğum adamın adımları…
Şimdi karşıdan karşıya geçerken küçülmüş avucunu büyüyen avucuma alıyorum;
karşılıksız verdiği bir borcu geri ödeyebilmenin hazzını yaşıyorum.
Şaşıyor bazen konuştuğuma, yazdığıma; "Oğlum ne çok şey biliyor" diye…
Üzülüyor, bayramda ziyarete gidemeyince…
Ve kızıyorum ben, ilacını içmeyip gizlice içki, sigara içince…
"Daha çok yemelisin baba", "Sağlığına dikkat etmelisin baba",
"N’olur birbirinizi üzmeyin baba",
"Biliyorum, ben de özledim baba", "Kendine dikkat et baba…"

* * *

Ben de oğlumun oğlu olacağım gün gelince…

Küçülecek avucum, onun büyüyen avucunda…
Zor yürüyeceğim cılız adımlarımla ona doğru.
Daraldığımda stres topu alacak, bunaldığımda yanı başımda olacak.
Onu dinlerken şaşacağım bunca şeyi nasıl bilebildiğine…
"Uğramıyorsun" diye yakınacağım. "Doktor" diyecek kaçacağım.
İğneye gelen hemşireye "Oğlum gelirse hepinizi döver" diye dayılanacağım.
Ona soracağım külotumdaki prostat lekesinin anlamını…
Ondan gizli saklı içeceğim. Gün gelecek, silinecek hafızam;
onu bile hatırlamayacağım. Çocuklaşıp "Bab – ba" diye heceleyeceğim belki…
İhtimal, başucumda oğlumun oğlu olacak.

* * *

Zaman denilen devridaim makinesi, rengarenk bir dönme dolap gibi,
allı morlu ışıklar saça saça, bir aşağı bir yukarı taşıyacak bizi;
oğlu babaya, babayı oğla dönüştürerek,
çocukları büyütüp büyükleri küçülterek,
bir "neydik, ne olduk" oyununda ömürler söndürüp
son durakta herkesi başladığı yere döndürerek…
En iyisi oğullaşmış babalar, babalaşmış oğullarla
üç kuşak bir arada binmeli bu güzelim çarkıfeleğin ışıklı vagonlarına…
Ve itişmeden uçuşmalı, tutunup zamanın uçsuz bucaksız kanatlarına..

CAN DÜNDAR

Mordağlar


This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

One Response to BABALAR VE OĞULLAR

  1. acelya says:

    Babam canımdır benim. Tüm babalar kızları için kraldır ilk sevdikleri adamdır.  Kocalarına babaları gibi  güvenmek isterler. Babaları gibi güçlü olsun isterler. Çok güzel bir yazı paylaştığın için sağol. Babamı özledim benden kilometrelerce uzakta.😦

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s