ABD’NİN GERÇEK YÜZÜ

 

ABD’NİN GERÇEK YÜZÜ

 

Önce Kristof buldu Amerika’yı sonra biz
Umutlar azakdı günden güne, mutluluklar
Ve ekmeğimiz.
Bir çocuk ağlarsa dağ başında
Gözyaşında Amerika akar
Bilin ki o kurşunlarda Amerika var.
Kişi kişiye köle tutulduysa,
Asıldıysa darağaçlarındaAmerika var.
Ama biz yine de direneceğiz
Sonuncumuza kadar. 

Cahit KÜLEBİ

 

Çok sevdiğim bir söz vardır: “Koyun olmayı kabul ederseniz, güdülmekten şeref duyarsınız ancak…” Halkımız nihayet uyanmaya başladı. Bu uyanışı yaratmada ve hızlandırmada, kendilerini ‘Kemalist’ olarak nitelendiren ülkemizin gerçek aydınları, birinci derecede önemli rol oynamışlardır.

        Utanmadan hala AB masalıyla milletimizi uyutmaya çalışan; ABD’yi hala “stratejik ortağımız”  sayan; başka deyişle bilerek veya bilmeyerek “emperyalizmin uşaklığını” yapan yöneticilerimiz var. Bu nedenle, ABD ve AB’nin gerçek yüzünü açığa çıkaracak bilgileri halkımızla paylaşmak, “Cumhuriyetimizi koruma ve kollama görevi” haline gelmiştir.

 

İşte o çeşit bilgilerden bazıları:

 

Ø      CIA’nın patronu Porter Goss önceki gün inanılmaz bir açıklama yaptı, dedi ki: “CIA yeniden yapılandırıldı ve artık bütün dünya da operasyonlar yapacağız, ‘müttefik ülke’ istihbarat teşkilatları ile ortak iş yapmak yerine, bundan böyle biz CIA olarak doğrudan kendi elemanlarımızı kullanarak, dünya genelinde istediğimiz ülkede tek taraflı operasyonlar yapacağız. Öyle yerlerde olacağız ki, öyle operasyonlar yapacağız ki kimse hayal bile edemeyecek.” (Güler Kömürcü)

27 Eylül 2005 tarihli Vatan gazetesi “The Guardian’dan ilginç yorum: Türkiye’deki rejim haftaya Avrupai tarzda değişecek!…  Önümüzdeki haftadan itibaren Türkiye’deki rejimi değiştireceğiz.Ama askerler ve helikopterler göndermek yerine danışmanlarımızı, insan hakları uzmanlarımızı yollayarak” başlığıyla şu haberi verdi:

İngiliz The Guardian gazetesi, önümüzdeki haftaki müzakerelerin Türkiye’deki rejimi değiştireceğini yazdı. Gazete bu değişikliğin ise askerle ve silahla değil, Avrupa usulü olacağı yorumunu yaptı ve şu satırlara yer verdi: “Küçük ve sessiz bir törenle Türkiye’nin AB ile müzakereleri açılmış olacak. İşte Avrupa stili bir rejim değişikliği… Bir de ABD’nin Irak’ta askeri güçle gerçekleştirdiği rejim değişikliğini düşünün. Biri ABD’nin helikopter ve tanklarla gerçekleştirdiği şok ve dehşet operasyonu, diğeri ise AB’nin 80 bin sayfalık müktesebatı uygulamasını kolaylaştırmak için Türkiye’ye danışmanlar, insan hakları savunucuları ve gıda denetçileri göndermesi. ABD’ninki kaos, AB’ninki ise gurur verici”…   

Ø      “11 Eylül saldırısı oldu. Bu saldırıdan sonra, 24 Ekim 2001 tarihinde ABD Kongresi The USA Patriot Act olarak bilinen “Terörizme Karşı ve Önlemeye Yönelik Gerekli Tedbirleri Alarak Amerika’yı Birleştirip Güçlendirme Yasasını kabul etti. Yasa, bir gün sonra Senatoda da benimsenip, 26 Ekim 2001 de, Başkanca imzalandı. Yaklaşık 8 ay sonra da , ABD de 1940 yılından beri en geniş yeniden yapılandırma sayılan, “İç Güvenlik Bakanlığı” kuruldu. ABD’de kabul edilen yasalar nelere izin veriyor: Asker ve polis arasında iş birliği sağlanması, Şüphelilerin mallarına el konulması,Milli güvenliği etkileyecek her türlü fişleme yapılabilmesi,Her türlü dinleme yapılabilmesi,Yukarıdaki işlemlerin yapılması ve kişilerin gözetim altında tutulması sırasında süre sınırlandırılmasının kaldırılması,Fişleme bilgilerinin sızdırılması durumunda, terörist hareket gibi işlem yapılması,Para aklama operasyonlarının takip edilip, önlenmesi,Ülkeye giriş ve çıkış yapanların parmak izi, DNA ve fotoğraflarının alınması,Korunması gereken kişi sayısının ve gücünün artırılması,Teröristlerin ve bu yasa gereğince takibi gereken kişilerin ülke dışında da takibine izin verilmesi. Lüste uzayıp gidiyor. Kısacası siyasi ve askeri güçlerin sadece fişleme değil, telefon dinlenmesinden DNA alınmasına kadar yetkileri var.Biz fişlenmekten neden bu kadar korktuk? (Yaman Törüner)

ABD İLE İŞBİRLİĞİ VATANA İHANETTİR

Merzifon Amerikan Misyoner Okulu Direktörü Whit’in, 1918’de Amerika’ya gönderdiği mektupta şunlar yazılıdır:

Hıristiyanlığın en büyük düşmanı Müslümanlıktır. Müslümanların da en güçlüsü Türklerdir. Buradaki hükümeti devirmek için, Ermeni ve Rum dostlarımıza sahip çıkmalıyız. Hıristiyanlık için Ermeni ve Rum dostlarımız çok kan feda ettiler ve İslama karşı mücadelede öldüler. Unutmayalım ki, kutsal görevimiz sona erinceye kadar, daha pek çok kan akıtılacaktır. (Metin Aydoğan- Türkiye üzerine Notlar)

Güneri Cıvaoğlu, Körfez Savaşı sırasında Amerikalı bir yarbayla yaptığı söyleşiyi yayımladı:

Amerikalı yarbayla dev Ortadoğu haritasının önündeyiz. Sağ elinin avuç içini Musul- Kerkük vilayeti olan alanda gezdiriyor. Ve sakin bir sesle kelimeleri tane tane seçerek anlatıyor: “İşte Kürt devleti burda kurulur. Savaş bitecek, Saddam çökmüş olacak. Yörede devlet kalmayacak. Devlet otoritesinden yoksun boşluk doğacak. Kürtler bir devlet kurarak buradaki boşluğu dolduracaklar. Türkiye’den toprak isterler.”

Ona anımsatıyorum: “ Türkiye bunu kabul etmeyeceğini açıklamış bulunuyor.” Amerikali yarbay "Ozaman çarpışacaksınız diyor"

Soruyorum: “ Türkiye’nindüzenli orduları, silahları, topları, füzeleri var. Böyle büyük bir güce nasıl karşı koyarlar?”

Amerikalı yarbayın verdiği yanıt düşündürücüdür: “Irak’ın kuzeyindeki Kürtlerin de yakında silahları olacak. Saddam’ın bıraktığı silahlar onlara kalıyor. Belki Türkiye’de sizinkilerden bile ileri silahları olacak.”(Cengiz Özakıncı)

Bakınız önceki  Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Mart 2003’te Harp Akademileri Komutanlığı’ında iki gün süren sempozyumda, Fatih Çekirge’ye ne diyor: 

ABD bu işi yıllar önce planlamış. Bakın on sene önce Irak’ın Kuzeyinde bir Çekiç Güç uygulaması başlattı. Bugün o Çekiç Güç sayesinde orada bir fiili Kürt devleti oluşturuldu. O bölgeye yüzlerce Batılı sivil kuruluşlar (NGO) getirildi. Ama o gelen kuruluşların hiçbiri o bölgedeki Türkmenlere bir kuruş yardım yapmadı. Bütün yardım, bölgedeki Kürt kökenli insanlara yapıldı.Bu bile bugün gelinen noktayı ortaya koymaktadır. ( Star Gazetesi)

http://www.istiklalmahkemesi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=236&Itemid=255

Mordağlar@2008

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s