SİVAS KATLİAMI UNUTULMASIN

SİVAS KATLİAMINI UNUTMAYALIM UNUTTURMAYALIM

 

2 TEMMUZ 1993′TE SİVAS’TA, FAŞİST VE ŞERİATÇI GÜÇLERİN ELBİRLİĞİ İLE VE RESMİ OTORİTENİN SESSİZCE İZLEMESİYLE, 37 DEMOKRAT, YURTSEVER, DEVRİMCİ AYDIN VE SANATÇI KALDIKLARI MADIMAK OTELİNDE YAKILARAK KATLEDİLDİ.
SİVAS’TAN GELEN DUMAN VE YANIK İNSAN ETİ KOKULARI HALA GENİZİMİZİ YAKIYOR!

 

bilen bilir, bu katliamdan sonra, sivaslıyım dedikten sonra, bazısı sorar: "yananlardan mısın, yakanlardan mı" diye. yananlardan olduğum için, yananlardan olmayanlar, bu soruya nasıl cevap verirler hep merak ederim.
bir şehirdeki yananlardan olmayan herkesi, bir nevi zan altında bırakan bir katliamdır.

 yüzlerce yıl sonra, suratıma tükürüleceğini hissediyorum, böyle bir olay olmuş, yaşanmış, yakmışlar, yanmışlar.benim yaşadığım şu hayatta, bizim zamanımızda, bizim yaşlarımızda ve başka bir sürü insan. ne yapabiliyorum? utanıyorum, bunun için, bir şey yapamadığım için. herkes susuyor, müze yapmak deniliyor, şiir deniliyor, türkü deniliyor. yetmez, olmaz, bu dil ile karşı koyamayız artık diye bağırasım geliyor. tek kaldığımı hissediyorum susuyorum. neyiseki yaşıyoruz ve yakanlar da yaşıyor. bu dava mahşere bile kalmamalı.

 

ben çocukken hasret gültekin çalardı, muhlis akarsu çalardı evimizde. sevgi kuşun kanadında, ölüm başucunda derlerdi. yandılar sonra, ardlarında doğmamış çocuklar, gözü yaşlı çocuklar kaldı. günlerce çocuklar gibi ağlayan babam kaldı, babalar kaldı.
sordum, anlattılar. çocuk aklımla anlayabildiğim kadar anladım. o yıllarda her sivaslıyım dediğimde sorulan ”yananlardan mısın, yakanlardan mı?” sorusuna gerine gerine yananlardanım dedim.
çünkü yanmıştık. çünkü inançlı yürekleriyle, kavganın ateşlerinde yanmışlardı.

sivas’ta yitirdim,
33 goncaydı gülüm.
elimden aldı bak, ateşle ölüm.
bende dostlar ile, yere gömüldüm
çalardı sazım, söylerdi dilim
aldı onları aramızdan, ölüm….

yakanıyla,
yaktıranıyla,
merdivenden inmeye çalışan aydını  tekmeleyen polisiyle,
sorumlularını hala adam gibi yargılayıp cezalandıramayan adaleti ile,
bunu hala savunmaya yüzü olan adamcıklarıyla,
altına açılan kebapçısıyla…
türkiye’nin yüz karasının 16. yılı.

çok yıkanacağız daha. çok temiz sanacağız kendimizi. ama bu rezillik, bu katliam bırakmayacak peşimizi. bu ülke bu dünya üzerinde durdukça ruhları takip edecek orada yanan 37 kişinin ruhu. katliamdan utananları aydınlatırken, karartacak diğerlerinin hayatını o 37 ruh. ve o an bir şey yapamayan, yananları seyrederken ağlayan bizler belki biraz avunacağız bu sayede.

Saygıyla Anıyorum, ruhları şad olsun.

 Mordaglar 2009

This entry was posted in Uncategorized. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s